Abant gölü şiirleri

Abant Gölü'ne dair şiirler, doğanın büyüsü ve huzur veren atmosferi ile doludur. Bu eserler, gölün güzelliklerini ve çevresindeki eşsiz manzaraları keşfetmek isteyenler için bir yolculuk sunmaktadır. Şairlerin kaleminden dökülen kelimeler, okuyucularını bu doğal cennete adım atmaya teşvik eder.

Göller • 30.09.2026 • 2 dk okuma

Abant gölü şiirleri

Abant Gölü, doğanın kucaklayıcı güzelliğiyle insan ruhunu dinlendiren bir mekandır. Bu göl etrafında yazılmış şiirler, hem manzaraların büyüsünü hem de doğal yaşamın seslerini dile getirir. Şairler, Abant’ın eşsiz doğasını ve gölde yankılanan duyguları kelimelere dökerek, okuyucularını bu büyüleyici yere davet ederler. Her bir şiir, gölün sakin sularında yüzen hayaller ve doğanın sunduğu huzurla doludur.

Abant Gölü ile ilgili şiirlerden bazıları şunlardır:

  • Abant Gölü - Halil Çolak.

Ormanla göl birleşmiş Muhteşem manzaralar Gece Ay dolunay vurmuş göle Harika görüntüler Kurbağalar koru oluşturmuş Ahenkli viyaklamalar Çırçır böcekleri Uzaktan gelen ezan ses Eşlik ediyor Hava tertemiz Çam ve kır çiçeğinin kokusu Sarıyor İnsanların bedeninde, ruhunda Bir rahatlık oluyor Abant kula güzelliği ile İnsana yaratanı hatırlatıyor.

  • Abant Gölüne Doğru - Ömer Sevinç.

Bolu-Abant gezisi hayaliyle; Bursa’dan çıktık bizim ahaliyle: Oysa bizim beldeyi de överler; Bize cazip değil tanıdık yerler… Yenişehir İznik yolu yapılmış, Eski külfet bir kenara atılmış… Kimi ova, kimi dağı aşıp gittik, Bakımlı yolları erken tükettik… İznik’te göl ile ova karışmış, Cazibesi birbiriyle yarışmış… Pamukova dersen ayrı bir dünya, Hoş manzarasıyla sanki sardunya… Düzce’de kurulmuş pazara gittik, Hınca hınç pazar gezip nazar ettik… Müstahsil malın taşımış pazara, Manzara inşallah gelmez nazara… Öteberi aldık, çıktık oradan; Şükür ile hamdı versin yaradan… Yol boyu satıcı sergisi dolu, Sırada Adapazarı ve Bolu… Adapazarı’nda kabağın hası, Bolu’da da patatesin enfesi… Her birinden birer numune aldık, Manzara Cennet’i seyrine daldık: Mevla buraları övmüş yaratmış, İçine de bin bir çeşit renk katmış… Orman içlerine villalar konmuş, Seyre dalan gözün bakışı donmuş… Derede, tepede bahçeli evler; Korkuyu yutmuşmuş burada devler… Üretim, tüketimi çoktan geçmiş; Tembellik, yoksulluk buradan kaçmış… Göğün mavisiyle yerin yeşili, İlmek ilmek her tarafta aşılı… Ormanlık alanlar ufku kapatmış, Çeşit çeşit çamlar dal budak atmış…

Benzer İçerikler